SINAN BÜYÜYOR

Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

31 Ocak 2010 Pazar

SİNAN'DAN FOTOĞRAFLAR...

UYUYAN SİNAN


UYUTULMAYA ÇALIŞILAN SİNAN


İKİZ BERELİLER :)


ANNESİ TARAFINDAN UYUTULMUŞ, HUZURLU SİNAN

MEVLÜT VE ARTA KALANLAR

Mevlüt günü çekilen ve ekleyemediğimiz fotoğrafları eklemek istedim.


20 Ocak 2010 Çarşamba

Artık geceler bitmiyor ama gündüzleri çabuk bitiyor. Sinan bebeğin uyku düzeni son haftalarda tam tersine döndü. Geceleri kolay uyutamıyoruz ama gündüzleri mışıl mışıl uyuyor beyimiz. Tabi bizim de tüm düzenimiz altüst oldu. İş başı ile birlikte artık zor günler başlayacak. Hissediyorum ve bu kadar yorgunluğun üstünden nasıl gelirim bilemiyorum.
     Aşağıda benim sinan'ı uyutma çabalarımın sonuç vermemesi ile baygınlık geçirmem ve babamızın bizi fotoğrafladığı kareler bulunmakta.



Hani çaresizken en iyi fikirler çıkar ya ( en azından bende öyle ) işte bu da babamızın bulduğu ve işe yarayan bir çözüm. Sinan gürültüye ve müziğe bayılan bir çocuk olduğu için bari dedik yanımızda uyusun ama nerede.
İŞTE BURADA :)

Sinan ayrıca bizimle artık iletişim kurmaya başladı. Konuşurken kendi fikirlerini söylemeye ve konuşmalara katılmaya başladı. Henüz biz onu anlamıyoruz ama agu agu agu sesleri ile çok şey anlatmaya çalıştığını anlıyoruz.

11 Ocak 2010 Pazartesi

GECİKMİŞ MEVLÜT FOTOĞRAFLARI

Pazar günü gecikmeli olarak mevlüdümüzü sonunda yapabildik. Okuyacak hocayı bulamamak, müsait olmasını beklemek, Sinan'ın iyileşmesini beklemek,babamızın kuzenin nişanı derken bu pazar yapabildik. Mevlüt için menümüzde nohutlu pilav, tavuk, ayran, türlü tatlılar ve pastalar ve çay servisi vardı. Tabi hatıra olarakta anneannemizin el emeği, göz nuru mevlüt şekerleri vardı.

Daha önce mevlütlerden ürken, korkan ben ilk defa bir mevlüde katıldım ki o da benim oğlum olduğu için çok heyecanlıydım. Anneannemiz erkenden tabi hazırlıklara başladı ama ben ve sinan gece yine nöbette olduğumuz için yorgun düşmüş ve geç uyanmıştık. Bizde tamamen off durumda yardım edemediğimden anneanne ve babaanne baya yoruldular. Sonra tek tek arkadaşım ve annemin arkadaşları gelmeye başladı. Toplamda ev 20 kişi civarındaydık. Kuran okundu, Sinan için el ele dualar okundu, güzel dilekler dilendi. Sonrası sohbet ve gülüşmeler. Bizim uykucu gündüz uyuyan ve gece uyanık bir çocuk olduğu için elden ele dolaştırmaya kıyamadılar. Pek fotoğrafta çekemedik. Yanlız mevlüt sonu bari ailece birkaç foto çekelim diye birleştik.


Bu fotoğrafı biilerek koydum. Sinanın yüz hali ve ıyyy der gibi bakışı bizi çok güldürdü.  

Bu da my right&left angel :)







Nilay teyzemiz ile ilgili fotolarımız elimize henüz ulaşmadığından koyamadık. Okuduysa fotoğrafları bekliyoruz. :)

9 Ocak 2010 Cumartesi

SİNAN'DAN UYKU HİKAYESİ

06.01.2010 saat 5:40
07.01.2010 saat 4:.30
08.01.2010 saat 3:50
09.01.2010 saat 4:10

Uykusuzluk, bitkinlik, stres, moral bozukluğu ve kan çanağı gözler. Hep bahsedilen çocuklu ailelerin uyku problemi bende de özellikle 1 haftadır başladı.
Gece saat 01:00
Sinan'ı uyutmaya ve gece uykusu yaratmaya çalışan ben Sinan'ı beşiğine koydum. Önce dede geldi. Hoppala, hoppala sinan ı sevdi ve uyumaya gitti. Sonra baba geldi ve hoppala oğluna öpücük kondurdu ve yatağına girdi. En son anneanne geldi ve etrafı kontrol etti, biraz uyutmaya çalıştı ama yıldı; gitti ve yattı.
Gece saat 01:30
Sinan beşiğinde demir parmaklık gibi benimsediği ve hoşnut olmadığı yatakta biir o yana biir bu yana savruldu. Anne sinan'ı uyuması için hapis hayatındaki yerinde bir o yana sallar, bir bu yana. Sinan etrafta hayat aramaktadır. ama sadece gece lambasından ibarettir ev. Bir ses arar ama sadece beşik gıcırtısı vardır. Son şans belki diye anneyi arar gözleri ama annesi beşiğin köşesine gizlenmiş ve tek gözü görünecek şekilde Sinan'ı izlemektedir.
Artık uyku vaktinin geldiğinn farkına varmıştı.

Ve gözler yava yavaş kaymaya başladı......................................................Ve uyku.................

Ama saat 4:10 olmuştu. Sinan'ın annesi de bitmiş ve tükenmiş şekilde mutfağa gitti. Hoşafıından içti ve bir sonraki hikayeye kadar uyumak için kocasının yanına yattı.


Tanrım; Annelere sabır, bebişlere bol bol uyku ve huzur ver.

AMİN :)

6 Ocak 2010 Çarşamba

TANIŞTIK MI ACABA?

Oldum olası kara kalem çizim ile aram mimar olmama rağmen iyi değil. Hatta üniversite yıllarında resim kursuna gitmeme rağmen iyi olmadı. Neyse yine de uslanmadım ve hep çizmeye çalıştım. 3 gün önce annem ile hayata dair konuşurken annemin anneliğine geldi konu. Ve sonunda muhabbet benim anneliğime geldi; olmaya çalıştığım anneliğime.Bana bir sürü çocuğun içine Sinan'ı koysalar tanıyıp tanıyamayacağımı sordu. Bende tabi tüm güvenim ile tabi ki dedim. Ama sonra tanımak için yüz hatlarını hatırlamak, mimiklerini bilmek, gözlerini anlamak, kulak kıvrımlarını bilmek lazım diye düşündüm ve gece Sinan yatarken uzunca bir süre onu izledim. İzledim ki Sinan'ı hatırladığım kadarıyla çizebilmmek için.
Ve ssabah kalktım; Sinan'ın karnını doyurdum, yatırdım ve çalışma masasına yöneldim. Aldım elime okul yıllarından kalma kalemi, bir de A4 kağıt aldım ve çizmeye başladım. Düşündüm çizdim.
Gözleri yuvarlak ama gözbebekleri büyük ve çukur
Ağzı küçük ama dolgun
O şirin kulakları küçük ve yapışık
Yanaklar tombul, kırmızı ve çıkık
Çene küçük ve dışarı hafif çıkık
Kaşı uzun, hafif kalın ama sanırım kız olsa alınması şart olacak tiptendi :)
Burnu hafif geniş, hafif kalkık
Saçlar ise önleri biraz dökük ama yoğun saçlı ve kumral
Dedim.............................VE yine resimde yetenekli olmadığımı anladım.
Bu kadar net hatırladığım oğlumun yüzünü bile çizememiştim.
Neyse olduğu kadar yine de koymak istedim.
Sonuçta denemiştim :)

                                                         

1 Ocak 2010 Cuma

SIRADAN, EVDE, BİZBİZE AMA SİNAN İLE İLK YILBAŞI

Tabi bende böyle bir başlık görseydim hiç okumaya yeltenmez, başka bir şeyler bakardım. Ama bizim için çokta anlamlı bir yılbaşıydı aslında. 2009 yılına evli bir çift, 2010 yılına çocuklu bir ebeveyn olarak girdik.
Tabi bir sofra hazırlandı, Hazırlama aşamalarında Sinan uyuyordu, yani kolay oldu hazırlamak bizler için.
Ve sinan bey uyanır, giydirilir ama ne olduğunu anlamaz. Oğlum bak yeni yıla gireceğiz, Sende 1 yıl büyüyeceksin, 2010 yılında ilklerin çok olacak diye anlattık babasıyla. Bak bu yıl ilk dişin çıkacak; ilk defa emeklemeye başlayacaksın; anne ve baba diyeceksin, isteklerini sen söyleyeceksin biz yazacağız ve yapacağız; ilk adımını atacaksın; ilk yaşını kutlayacağız; ilk kez anne sütü dışında bir şey tadacaksın; ilk oyuncağınla oynayacaksın; ilk kez banyo yaptığın sudan çok daha fazla suda yüzeceksin; ben pişireceğim, sen yiyeceksin; sen bozacaksın ben toplayacağım...
 Sonra yeni yılda kuzenimiz evlenecek, teyzenle sarılacaksın, dayınla tanışcaksın ve kuzenlerinle ilk kez oyun oynacaksın.
Biz senden sağlıklı büyümeni, üşütmemeni, anne sütünü bool bool yemeni istiyoruz.

 Gecenin ilerleyen vakitlerinde biz anlattıkça Sinan dinledi ve agu agu cvaplar verdi. Bazen sinirlendi ve itiraz etti; bazen sevindi ve güldü. Bir ara sinan için yaptırdığımız akvaryumla tanıştırdık. Şaşkınlıkla takip etti balıkları ama tabi şu an onları kovalayabilecek kadar hızlı olamadığı için başladı ağlamaya. Ve 2010 yılı için oğlumuzla anlaştık ve bir mutluluk fotoğrafı çekelim ve uyuyalım dedik.

Herkese güzel bir yıl diliyoruz.