SINAN BÜYÜYOR

Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

25 Şubat 2010 Perşembe

HASTAYIM, GAZLISIN, KOLİKLER...

İşe ilk başladığım gün bilmiyorum ilk gün stresimi ama sabah inanılmaz bir boğaz ağrısı ve kırgınlıkla uyandım. ''İşin ilk günü de izin istenmez ya :)'' diye düşündükten sonra yola koyuldum. Bütün günüm Sinan'ı düşünmek, herkese selam vermek, kısa kısa neler yaptığımı anltmakla geçti. Özlemiştim işyerini, arkadaşları ama yine de tüm gün aklım evdeydi. Bir de gribin vermiş olduğu kırgınlık.

Sinan'ın günü de benden farksız geçmemiş. İnanılmaz bir gaz sancısı, bitmek bilmeyen ağlamalar, annenin yokluğu, düzen değişikliği. Yani anlaşılan alışmak benim ve oğlum için zor olacak. Gaz için alınabilecek tüm ilaçları denememize rağmen yine pek bir faydası olmadı. Doktorumuzda artık ya sabır bekleyin demekten başka birşey diyemiyor. Bekliyoruz.

Şirkette bir sürü annelerle sohbetler yaptık. Yaşadıkları hikayeleri anlattıkça bazı annelerimiz şükür diye içimden geçirdim maalesef. Neyse ki çok fazla kolik ağlama geçirmemiştik. Bir çocuğun nedensiz bu kadar ağlaması kadar anneye zarar veren başka birşey olamaz sanırım. Altın kuru, karnın tok, gazın yok; peki bebişim neden ağlarsın ki? Sanırım annelik kadınlara meziyette yüklüyor. Sabır, Şevkat, Şükretmek, İyilikperver v.b. Bütün annelerimizde aynı duyguları konuştukça yakaladım.

Ama bunun dışında bugün halen hastayım, Sinan'da halen gaz var, her yerde bir sürü kolik bebiş var.

EMZİRME ODASI-2










Biz çalışan annelerin bebişlerimizden ayrılıp işyerine vardıktan sonra 20 dk 'lık annelik yaşadığımız odamızın resimleridir.
Bu da şirkette gördüğümde çok sevindiğim ve güldüğüm anneliğin tarifi görseli.
ZAMAN ZAMAN KADIN OLDUĞUMUZU UNUTSAK DA ANNE OLDUĞUMUZU HİÇ UNUTMAYIZ...

24 Şubat 2010 Çarşamba

İLK İŞ GÜNÜ :(

Sinoş'um annen seni çok özledi. 2 saat sonra yanındayım. Ve seni bol bol koklayacağım.

ANNEN

23 Şubat 2010 Salı

SİNAN BABASI İLE SOHBETTE

Sinan'ın dilinden sadece babası anladı. Uhuu,Uhuuu :)

Korkak anne Sinan'ın tırnakları yeni kesebildi.

Bu resimde 21.02.2010 tarihinde annesi tarafından kesilen Sinan'a ait tırnaklar. İlk tırnak kesim olayımız yaklaşık 30 dk sürdü. Sinan hareket eder, anne korkar, anne sinan'ı sakinleştirir, kendisi heyecanlanır, derken tam 30 dk 'da küçüçük, minnacık parmaklardan tırnak kesilebildi.

Orda biri mi var?



SİNAN ELİNİ HAM EDİYOR

ARTIK İŞ VAKTİ :(

Hamileliğimin son dönemlerinde oğlumla geçireceğim zamanların bu kadar dolu dolu geçebileceğini düşünmemiştim sanırım. Öyle ki hayatımda hiç 4 ay evde oturmamış olan benim için, oğlumla bile olsa, geçmez bir zaman gibi geliyordu bu zaman. Ama bitti; zaman geldi. Yarın ilk iş günü ve çok zor olacak herşey. Bir taraftan Sinan evde ama ben işte olacağım, sabah 8:30 'da evden çıkacağım, akşam geç geleceğim. Ama arada geldiğim gibi değil, hep geç geleceğim. Sinan evde olacak, ben onu arayacağım, merak edeceğim ama istediğim zaman o da değiştirip istediğim gibi göremeyeceğim. Ve bir sürü sorun ve koşuşturma daha. Çok yorucu olacak bir taraftan da. Neyse ki gözüm arkamda kalmayacak. Oğlum anneannesinin kollarında, emin ellerde olacak.

Bu gün için bir aile dostlarımız verdiği bir duayı okuyarak ve paylaşarak kapatmak istiyorum.



TANRIM! TANRIM!

Bu küçük çocuğu bağış memesinden emzir ve sevgi kucağında büyüt; Doğru yola kılavuzlayan okulunda okut ve bağış gölgende eğit. Karanlıktan ve solmaktan kurtararak yanan mum ve bakımlı bahçenin gülü yap. Eşiğinin kulu yap. Doğru ve iyi olanların huylarıyla donat. İnsanlık toplumunda TANRI vergisi yap. Başına ölümsüz hayat tacını geçir.

Sen güçlü ve istediğini yapansın. Sen işiten ve görensin.

20 Şubat 2010 Cumartesi

SİNAN ÇERÇEVEYE GİRDİ...

Sinan'ın annesi dün uğraştı, kesti, biçti, cetvelle ölçtü, bilgisayarda yazdı, çıktı aldı ve kesti tekrar, yapıştırdı ve aşağıdaki çerçeveyi oluşturdu. Bunu da çok sevdi, bloğuna koymak istedi.








SÜT BİTİYOR MU? YOKSA BİR DEVİR KAPANIYOR MU?

Anne sütü için doktorların söylediği gibi en doğru olan şey en az 6 ay emzirebilmektir. Ama bazı annelerin genetik özellikler olarak çocuk bırakmak istemese de süt oranında ciddi bir azalma olması toplumda da normal karşılanıyor. Her yolu denesekte ( Yenilen pilavlar, süt arttırıcı çaylar, düzgün uyku v.s. ) olmadı ve süt oranımızda ciddi bir düşüş oldu.
Yine de direniyoruz ve süt vermeye devam ediyoruz. 6 aya kadar dayanmaya çalışıyoruz.

13 Şubat 2010 Cumartesi

RUTİN İÇİN GÖZLEM ŞEMAMIZ.

Bu da bizim rutin çalışmasındaki gözlem şemamız. Sinan ile rutin'e hazırız ama tek sorun var. O da bizim halen çok fazla gazımız var ve uyku ve beslenme ihtiyaçlarımızda aksamaya neden oluyor. Ona da yapacak birşey yok şimdilik. En azından saatler olarak günler birbirine az çok benziyor.
Gaz ilaçları kullanmaya devam, pışpışlanmaya devam, seferberlik devam...
Gece uykularımız iyi. En geç 23:00-24:00 gibi yatıyoruz. Ve gece sadece açlık için kalkıyoruz. Ama gündüzleri için düzenleme şart.
Okuyoruz ve deniyoruz...

12 Şubat 2010 Cuma

SEÇMECE BUNLAR...

Bugün 3. ayını dolduran Sinan 3. ay kontrolü için doktora gitti ve
Kilo = 6.100 gr ( +700 gr )
Boy = 61 cm ( + 4 cm )
Baş çevresi = 41 cm olduğunu öğrendi ( + 2 cm )
Doktorumuz kilo alımımızı ve boy - baş çevresinde bir problemimiz olmadığını ve iyi ilerlediğimizi söyledi. Ama yine de hani 900 gr alsak daha toparlak çocuk olurmuşuz dedi. Bizde Sinan'ın fazla verdiğimiz zaman kustuğunu söyledik. Normal dedi, çünkü daha Sinan'ın bağırsakları halen tam olarak gelişmediği için sindiremiyormuş ve geri püskürtüyormuş. Aktivite olarak bol bol sohbet etmemiz gerekiyormuş. Artık renkli ve çıngıraklı objeler dikkatimizi çekeceğinden aktivitemize onları da katmaya başlayacağız. Cildimizin ince deri olmasından dolayı da oluşan isilikleri önlemek için her gün banyo yaptırmamız gerekiyor. Biz banyo günlerini iki günde bir olarak yapıyorduk. ( Hasta olmasın diye düşünüyorduk. )Şimdilik notlarımız bunlar. Yani 10 üzerinde 8 almış olduk bu kontrolümüzden. Bir daha ki kontrol için Sinan'da annesi de daha hazırlıklı olacaklar.
SİNAN ANNEANNE İLE HASTANE KORİDORUNDA
Sinan'ın olmayan saçları annesi tarafından taratılarak şekil verilmeye çalışıldı. Pek belli olmasa da :)
Gülen surat Sinan
Sinan'ın ziyaretine gelen teyzesi ile Sinan annesi tarafından fotoğraflandılar.






6 Şubat 2010 Cumartesi

EMZİRME ODALARI

Birkaç haftadır işlerin yoğunluğundan dolayı iş yerine takviyede bulunuyorum. Ama genel olarak gittiğim öğleden sonraları olduğu için süt sağma işlemi için pek zaman ayıramamıştım. İlk işe girdiğim zaman sağlık merkezimizde süt sağan anneler için bir oda fikri ortaya atılmıştı ve bende uygulama resmini çizip uygulamıştım. Bir gün benim de oraya nşaat işi dışında gireceğim pekte aklıma gelmemişti. Dün ilk defa tüm gün şirkette olduğum için tüm heyecanımla sağma makine poşetim, süt taşıma kabımı ve süt saklama kabımı da aldığım gibi odaya gittim. Diğer zamanlarda odaya girdiğimden çok daha farklı bir durumdu. Girdiğimde oda da kimse yoktu. Neyse rahatım dedim ve sonra bir arkadaş geldi. Ve başladık sohbet etmeye. Öyle ya ikimizde anneydik ve konuşacak o kadar çok şey vardı ki. Bir taraftan dıııttt diye makine sesleri bir taraftan annelik sohbeti. Yine kapı açıldı, bir anne daha geldi. Sohbet daha da farklılaştı. Benim oğlum, senin oğlun, senin kızın...
Uyku düzeni, süt içme sorunu, başımızdaki konaklar derken benim süt sağma işlemim tamamlandı. Ama hiç kalkmak istemediğimden ve sohbet çok iyi olduğundan biraz daha devam ettim, hepimiz ettik. İşlemden sonra süt kabımı yine biz annelere verilen buzdolabına ismimizi yazıp koyduk. Odaya tekrar baktım. Birde çok şık bir kütüphane yapmışlar ben yokken, annelerin ordan kitap alıp okuyup getirdiğini öğrendim. Pek geniş bir kütüphane olmadığından elimdeki kitapları bende vereceğim. Ve güzel doktorumuz Şule hanım ile odaya ve annelere başka faaliyetler katabilirmiyiz,konuşmayı düşündüm. Belki birleşip sorunlarımızı ve belki anılarımızı konuşabiliriz diye düşündüm.
Ve yine anladım ki tüm annelerin sorunlar ve düşünceleri aynı.
Ve bize özel mekanlar görmek çok güzel.
* Resimlerini makinem yanımda olmadığı için çekemedim ama daha orayı çok ziyaret edeceğimde bir sonraki sefere çekebilirim dedim.

5 Şubat 2010 Cuma

BİZDEN SEÇMELER

Komşu teyzemizin mevlüt hediyesi olarak işlediği bere ile.
Bu banyo da çok keyifli bir şey Sinan için. Ohh yat ve seni yıkasınlar.Bu da ilk şapkalı denememiz.
Bu da baba-oğul kuşbaşı fotoğrafı
Bu da anne-oğul fotoğrafı





BU ÇOCUK RESMEN KONUŞUYOR :)

02.02.2010

3 özellikli bir gün bugün. Hem benim doğum günüm hem de annemin ve babamın 39. evlilik yıldönümü, birrde Sinan 2 ay 3. haftalık. Biliyorum çok özellikli bir zaman gibi gelmiyor ama bana her zamanı özel. Neyse.
Bizde hadi hızlı bir gün yaşayalım bari dedik veeeee
Önce 39.yıldönümlerini kutlamak üzere sahneye anneanne ile dedeyi aldık. Tabi kendi düğünlerinde pasta kesmediklerinden biz bu sefer pastayı alalede kesmeyelim dedik :)
Eh bu kadar yaptık bir olay bir de birbirinize pasta yedirin dedik.
Bizde sinan ile hazırlandık ve fotoğraf makinesinin karşısına geçtik
Sonra da akşam boğazda yemeğe çıkalım dedik ve ilk defa çekirdek aile olarak bizde beraber dışarıya çıkmış olduk. Sadece 3 saat süren bir yemek için Sinan'a hazırlanan çanta, puset, anakucağı, battaniyeler ile araba ancak bir de bizi almış oldu. Demek ki tatil için nasıl bir istifleme yapmamız gerektiğini şimdiden düşünmemiz gerekli :) 
 Ve gece sonunda herşey çok iyi iken Sinan'ın huzursuzluğu ve çığlık çığlığa mekandan çıkış, acil eve dönüş, süt emiş ve uyku vakti.

Hey orda biri var mı???
Yok Sinan Uyu artık tatlım.

Ve gecenin sonunda Sinan uyurrrr.