SINAN BÜYÜYOR

Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

29 Mart 2010 Pazartesi

HAYATTA NELER OLUYOR.



Biz hayatımıza devam ederken çekirdek ailemizin ve çevremizdekilerin hayatında olan bitenleri yazalım.


- Ablam stop dedi, artık rahat rahat pizzalar pişirecek, çocuklar, enişte, ablam kilo alacak :)


- Özlemler, abisine kız istemeye gittiler.

- Kafam çok karışık, Özgür anne Tv ile ilgili çok ilginç yazı yazmış; Zor durumdayım.


- Annem sıkıldı, gidecem diye tutturdu. Zor tuttum.


- 1 kilo daha aldım, diyetisyen zamanı geldi.


- Şirketimiz resmen kuruldu, hatta babamız ilk faturasını kesti. ( Resim çektik, ekleyeceğiz. )


- Süt azaldı. Dua edilecek tanrıçası yok mu bunun :)


- Sinan meyve ve sebze suyuna bayılıyor. Kaşık miktarı fazlalaştırılıyor.


- Sinan kafayı resmen kaldırıyor. Sanırım çabuk ayaklanacak.


- Babamız mutlu, ilk resmi teklif tamam., huzurlu, faturalı...

- Yorgunum (anne), Yorgun (baba), Yorgunlar (dede,anneanne)


- Şirket kompleks, hadi bekleyelim bakalım.


- Şinoş bugün çok huysuzdu, gece çok ağladı, üzüldük...


- Berat ( Benim lise arkadaşımın şirincecik oğlu )yine reflüsü biraz artmış. Üzüldük. Geçecek Berat'cım.


- Berat'ın annesi bize Malatya kayısısı gönderecek. :) UNUTMA Sezen :)


- Enişte geliyor ay sonunda.


- Zerrin teyzemizin düğünü için kıyafet bakmaya başlanıyor.


- 18 mayıs'ta bir sözün var Sinan'ın babası. UNUTMA :)


- Anneanne grip oldu.


- Neyzen okuyorum, çok gülüyorum :)


- Sinan'ın rejlüsü azalmaya başladı, dolayısıyla karnı doymaya başladı, ondan dolayı da kaka yapması sıklaştı.


- Artık ev ziyaretlerini sıklaştırmak istiyorum. Sinan biraz daha ele avuca girmeye başladı, güçlenmeye başladı, artık korkmuyorum.



- Sünnet olayı çokça kafamı karışıtırıyor. Araştırıyoruz.

-Sabah sabah bir arkadaştan 1 Nisan şakası yedim :)

-12.04.2010 da Sinan 5 aylık oluyor. Bakalım kaç kilo aldık. Zor, çok zor...



- Ve daha daha çok olay oluyor ama aklım karışık. Çok düşünmek lazım, ama sonra karar vermek lazım...




- Sinan'dan yemek yememe taktikleri:


1- yemek yerken tam kaşık geleceği sıra elini kaşığa sallamaya başladı ve bunu bilinçli yaptığını anlıyoruz.


2- Kaşık ile başa çıkamıyorsan, boşver kaşığı kaynağı devirmeye bakmalısın.


3- Tırnaklar bu noktada çok işe yarıyor. Tam kaşık geldiği sıra kaşığı gönderenin, diğer eline bir tırnak atmak yeterli.



Sonuçta Sinan büyüyor, düşünüyor ve uyguluyor; Sinan'ın ailesi de yoruluyor ama Sinan'ın varlığı ile mutlular...

20 Mart 2010 Cumartesi

HAYATIMDAKİ İLK BEBİŞ'E...


Yıl 1994'tü. Ben henüz 13 yaşındaydım ve bir bebek girdi hayatıma. Artık teyzeydim, küçük anne ayrısı olmuştum. ( Gerçi ablamda büyük sayılmazdı :) Bende küçüktüm ama kendimi bu bebeğe karşı sorumlu hissediyordum. Hastalandı, bende üzüldüm; güldü, bende güldüm; yürüdü, arkasından tuttum; bir bebek nasıl büyür, onunla öğrendim. Düştü, bende onunla ağladım, üniversite sınavını balkonda soru çözerek kazandım. Bir ona baktım, bir soru çözdüm. Bir bebek sevdim. Şimdi o bebek tam 16 yaşında koca bir genç kız oldu. Şimdi sıra ikinci bebeği büyütmekte. Ve yıllar sonra buraya koyduğum fotoğraflardan Sinan için bir hatıra da bu olsun.
İşte Sinan, bu fotoğrafta senin Didar ablanın bebeklik resmi...

BİR PAZAR GÜNÜ...







SİNAN'IN ARABADAKİ UYKU HALLERİ







Geçen hafta pazar günü Sinan'ın amcasına gittik. Poyraz kuzeninin doğum gününe yetişemedik ya bizde pazar günü hediyemizi alıp ziyarete gittik. Fotoğraflar benim şarjımın bitmesinden dolayı pek fazla yok. Amcası gönderecek ama ben yine de bende ki fotoğrafları koymak istedim.
Sinan ile ilk yanlız seyahatimizi başarı ile atlattık, aşağıda gurur tablosu olarak ana-oğul güne dair fotoğraflar çektik.




















YANDA MÜZİK ADAMI POYRAZ BEY... Babası oğlunu yetiştiriyor :)

















13 Mart 2010 Cumartesi

BU GÜNLERDE GEÇECEK...

3-4 gündür yazmak ve yaşadıklarımı anlatmak istiyordum ama moralim beni tamamen engelledi ve yazamadım. Sinan uzun zamandır olandan daha çok kusmaya başladı son 1 haftadır ve bizi daha da tedirgin etti. Doktor kontrolümüzü yapalım, kilomuz normal seyrinde ise problem olmaz diye düşünüyorduk. Dün 4 aylık kontrolümüzü ve aşılarımızı olmaya gittik. Kontrol sonuçları:
Kilo 6600 gr ( +500 gr )
Boy 62.5 cm ( +1.5 cm )
Baş çevresi 42 cm ( +1.5 cm )
Bu verilere göre tüm ay kusmalara karşı yine beslemeye çalışma çabalarımız pekte olumlu olmadığını gördük. Doktor bir durum olmaz dedi ama benim içimdeki korku halen devam ediyor. Kilo alımımız doktorunda dediğine göre azmış ama ayımıza göre kilo ortalamamız normal olduğu için testler ile ilgili 5. ay kontrolünü bekleyelim dedi. Ama yine de az kilo alımına göre ek gıdalara başlamamızı önerdi ve bir ek gıda kitapçığını verdi. İçinde ek gıdalara hangi ürünler ile başlamamız ve tarifleri var. Bende gelir gelmez Sevgili Gül'ün tavsiyesi ile manavim.com 'dan ürünlerimizi sipariş verdim ve bugün geldi.

4 adet 200 ml organik Pınar süt
1/2 kabak ( halen kakamızı yapamadığımızdan kabak ile başlamamızı önerdi. )
1/2 ıspanak
1 kilo armut
1/2 kilo kuru kayısı
Şimdilik 2 hafta sadece günde 2 kaşık meyve suyu,2 kaşık sebze çorbası, 2 kaşık yoğurt ile başlayacağız. Bugün ilk denememiz sebze çorbasını yaptık.
Bir cezveye ıspanaklar güzelce sirkeli suda bekletildikten sonra yıkanarak el ile küçük parçalara bölünüp koyuldu. ( Zira bıçak vitamin oranını bozuyormuş. Öyle diyorlar. :) Kabak yine bölündü yıkandı ve cezveye konuldu. 40 dk kadar kaynatıldı ve süzzgeçten geçildi. Sonra soyumaya bırakıldı, ısısı normal düzeye gelince Sinan bey 2 kaşık tattı ve o da ne. Sinan gözü ile kaşığı takip etmeye başladı, tadı pek hoşuna gitti. Bu tabi benim hoşuma gitti. Anne sütünü ıyyy ıyyy diye yiyen Sinan ek gıda adamıymış. Tabi anne sütü devam ediyor. Ama anne sütünün azlığından kaynaklı yine mama az da olsa devam ediyor. En azından 6 ay sadece anne sütü verebilmeyi çok istemiştim ama olmadı.

Kendime doğumdan sonra okuduğum halde yapmış olduğum yanlış listesi çıkardım.
- Her ne olursa olsun sütüm yetmiyor psikolojisinden kurtulun. Aksi takdirde benim gibi ne kadar çıkıyor ve acaba yetiyor mu diye sağmaya başlarsınız ve sütünüz git gide azalır. Çocuğun emmesi gibi hiçbirşey miktarı arttırmaz.
- Ev sıcak ve konforluyken aman üşür diye çocuğu giydirmeyin. Giydirdiğin her çorap ve badi çocuğu terleteceğinden üşümesinden daha çok zarar verebilir. Ben bunun farkına erken vardığım için oğluma bir zarar gelmeden kurtardım ama sırf bu nedenden dolayı bronşit'e kadar hasta olan bebeklerimiz çok.
- Çocuk üşür diye dışarı çıkarmayacağım düşüncesi de yanlış. Ben nerdeyse 3 ay doktor kontrolü dışında hiç dışarı çıkarmadım ama bu hem çocuğun alışkanlığı hem de annenin ruhsal durumunu olumsuz etkiliyor.
- Mümkünse 1 haftadan sonra mutlaka eldiven kullanmayı kesin. Eldiven kullanmak çocuğun otonom sistemini yavaşlatıyor. Zira parmakları ile anneye ve maddelere dokunması yararlı bir durummuş. Ben tırnaklarını ço geç kesebildiğimden dolayı ( cesaret edemediğimden ) geç bıraktım. Bunun bize bir zarar verip vermediğini henüz kestiremiyorum.
- Her ne durum olursa olsun, çocuğun rutinini bozmayın. Şimdi uyumuyor, biraz yorulsun düşüncesi tüm rutininizi bozar ve sil baştan yapmak zorunda kalırsıınız. Ben rutinimizi tam 3 kere bazı sebeblerden dolayı bozdum ve her seferinde 6 gün tekrar uğraşarak düzen oluşturmaya çalıştım. Bu sizi de, çocuğu da çok yoracaktır.
- Hiç bir zaman bir kaç saatlik durumlar için çocuğunuzun farklılaştığını düşünmeyin ve hastaneye hemen koşmayın. Öncelikle mutlaka 1-2 gün bekleyin. Geçmez ise doktora gidin. Aksi takdirde alınan kanlar, idrar örnekleri anne-babayı ve çocuğu çok yoracaktır.
Bu yanlışları sadece 4 aylık süreçte yaptım. Daha neler yaşaycağımı bilemiyorum. Ama her zaman önce sakin olmak lazım.

Bu arada bugün sevgili Poyraz kuzenimizin doğum günü var ama babamızın önemli iş durumundan dolayı gidememe durumumuz var. Eğer gidemesekte '' İyi ki Doğdun Poyraz Yiğenimiz, Kuzenimiz. '' Geçte olsa gelmeye çalışacağız ama gelemesek te haftaya inşallah kutlamaya geleceğiz.

8 Mart 2010 Pazartesi

KADINLARIMIZ.

Toprak öyle bitip tükenmez, dağlar öyle uzakta
sanki gidenler hiçbir zaman hiç bir yere erişemeyeceklerdi.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
Ayın altında dönen ilk tekerlekti
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
Ve ayakları altında akan
toprak
toprak
Ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
ve oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar birbirinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine
Ve kadınlar
Bizim kadınlarımız
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri ve kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru...

N.H.R.

Dünya Emekçi Kadınlar günümüz kutlu, mutlu olsun...

5 Mart 2010 Cuma

SENİ DÜŞÜNMEK GÜZEL ŞEY...

'' Seni düşünmek güzel şey
Seni düşünmek ümitli şey
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey

Seni düşünmek güzel şey
Seni düşünmek ümitli şey
FAKAT artık ümit yetmiyor bana
Ben artık şarkı söylemek değil
Şarkı dinlemek istiyorum... ''

N.HİKMET RAN

Oğlum;
Seni özlüyorum, her gün yanına koşarak geliyorum, önce seni kokluyorum, sonra öpüyorum. İş yerindeki günüm aslında hep seninle geçiyor. Sabah seni düşünüyorum, masamdaki resmine bakıyorum. Saat 11:30'da süt sağmaya gidiyorum seni düşünüyorum. Öğlen yemekte ve çayda yine seni düşünüyorum. Saat 16:30'da süt sağmaya gidiyorum, yine seni düşünüyorum. Ama yine de yetmiyor bana. Ben hep yanında olmak istiyorum. Senden yanında olmadığım bütün günler için özürler diliyorum. Ama beni haksız görmeyeceğini de biliyorum. Diğer çalışan annelerin evdeki bebekleri gibi, sende beni anlayacaksın, ama şimdi değil tabi.
Bugün artık arabamızı satıyoruz ve yeni arabayı muhtemelen haftaya almış olacağız. Minik, şirin arabamız artık bize küçük geliyor. Ne pusetin, ne de eşyaların sığamıyorduk. Artık daha rahat dolaşabileceğiz. Sen, ben ve baban tatil programları yapabileceğiz.
Seni seviyorum ve hep aklımdasın.

3 Mart 2010 Çarşamba

BİR HAFTASONU KAÇAMAĞI

Bebekle yaşamak çok güzel olduğu kadar çokta zormuş. Bunu bu hafta sonu daha da çok yaşadık. Kuzenimize gitmek üzere sözleştik ama hazırlanma düşüncesi bile çocukla ( 1 saat )i aldı. Ve başladık hazırlıklara. Önce Sinan bey doyuruldu. ( 30 dk. )Her emme sonrası kusma işlemimiz olduğundan üstü başı batmasın istedik. Sonra bir taraftan eşyaları annesi tarafından hazırlanırken, anneanne de üstünü giydirmeye başladı. ( 20 dk. ) Puseti hazırlandı, her ihtimale karşı mama suyu hazırlandı ve soğutuldu, bir taraftan baba gidip arabayı ısıtmaya başladı. ( 20 dk. ) Anne, anneanne giyinmeye başladı. Sinan dedenin kucağında bekledi ama sakin durmadığından arada annesi tarafından susturulmaya çalışıldı. ( 20 dk. ) Anneanne, dede, baba arabaya gitti. Anne son olarak bir de ufaktan bir makyaj yapmak istedi, etrafı kolaçan etti, sinan'în çantasına son göz atmalarını yaptı, cep telefonunu bulmaya çalıştı, en son acıktı, bir şeyler atıştırdı ve arabaya gitti. ( 15 dk. ) Ve yola çıktılar. 1 saatlik yolculuk sonrası kuzenin hazırladığı şeyler yendi, ev hediyesi verildi, kuzen ve eşi tarafından Sinan ham yapıldı.





Güzel bir haftasonu geçirdik. Buradan ailece teşekkür ederiz kuzen. Sıklaştırmak lazım görüşmelerimizi. Ama şunu da anladık ki bir ev ziyareti bize yaklaşık 3 saatlik hazırlanma süresine mal oluyor.

ZERRİN TEYZEMİZ'E...

Sinan'ın dilinden...

Annemin bana hamileliğine ve teyze olacağına Nazlı teyzem kadar sevinen diğer teyzemiz, Zerrin teyzemizin benim ile fotoğraflarını sitemize koymadığımızı fark ettim ve hemen anneme bir kaş-göz işareti yaptım. Doğumuma 1000 km uzaklıktan yanımıza gelen ve beni bol bol öpen teyzemi unuttuğu için anneme çok kızdım. Beni ve annemi affet Zerrin teyze. Seni seviyoruz.