SINAN BÜYÜYOR

Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

31 Ağustos 2010 Salı

ANNNEEEE

Bugün ilk defa telefon da anne kelimesini belki bilinçli söyledin, belki bilinçsiz. Ama be yavrum, o kadar mutlu oldum ki, anlatamam. Senin sesini anlamlı bir kelime olarak duymak, bir de bana ithafen söylemiş olman.
Ufaklık, seni annen çok seviyor.

23 Ağustos 2010 Pazartesi

TATİL DÖNÜŞÜ...

Evet; kısacık ama günlerimizi uzatan hastalıklarla uzunca bir tatil geçirdik. Güzel başladı, güzel devam etti ama maalesef güzel bitmedi tatilimiz. Cuma akşamı sabah olan uçağımıza geç uyanmamızdan dolayı geç kaldık; 2 saat daha havaalanında bekleyip bir sonraki uçakla adanaya ulaştık. Sonra bir köy gezisi; dayımının kazası için kesilecek koyun, sülale buluşması derken cuma, cumartesi full geçti. Sonra tekrar adanaya dönüldü. Çekirdek aile olarak evimizde hep birlikte sohbet ettik, yattık, sabah kahvaltısı ve Sinan dayısına ve kuzenlerine bay bay etti. Sonra da biz malum yere Erdemli-Tömük beldesindeki Flamingo 3 sitesine varmış olduk.

5 yıldız otel aktivitesinde yapılmış, cafeleri, aquapark havuzu, denizin yanında olması itibari ile tam bir tatil köyü. Geceleri sahil boyu ışıl ışıl, langırt oyunu oynayanlar, sahilde kumların üstündeki minderlerde oturan insanlar, elma şekeri, helva ve koşturan çocuklar ve gençler...

Çok rahat edilebilecek, eğlenilecek bir mekan. Lakin işte ilk tatil ya, sorun çıkacak ya :(

İlk 4 günümüz süper geçti. Sinanın hepsiburada.com'dan aldığım deniz simitini şişirip ilk gün hemen denize koştuk. Herşey süper. 30 faktörlü güneş kremi, mayosu, simiti ( şapkalı ), şapkası, Bir güneş gözlüğü eksik. Hemen çukup denize atladık. Ama Sinan ilk önceleri korktu tabi garibim. Hiç bu kadar su görmemiş tabi. Hemen bana tırmanmaya başladı. Saat 4:30 gibi de havuza gittik. Ve yine aynı. Sinan su daha az olduğundan daha az korktu ama yine de tepemden inmedi.

2. gün yine aynısı. Sinan yine deniz simitini kullanmayı red etti. Ama ben ısrar ettikçe biraz ısınmaya başladı.

3. gün, sinan değil ama annesi hasta oldu. Sinan'ında 2 dişi birden patladı, kaşındı, huzursuzlanmaya başladı ve ishal oldu. Ama dişten dolayı, ishalden pek endişelenmedim.

4. gün yine ben hasta; sinan yerde emeklemekte. Ben iyileşmeye başladığımdan yarın girebilirim diye düşündüm.

5. gün, anne ile sinan sabah denizde, akşam üstü havuzda. Bu sefer Sinan hep simidinde, yatar pozisyonda, sinan su yutmasın diye uğraşan ben, suya eliyle vurup oyun oynayan ve sıçrayan suları yutan sinan.

5. gün akşamı sinana akşam mamasını verirken sinan kustu, heralde çok geldi diye düşünüp yatırdım. 2 saat sonra tekrar bişeyler vermeye kalktığımda sinan tekrardan kustu; tamam dedim bişey vermeyeceğim derken sinan tekrar kusmaya başladı. tekrar, tekrar...
Bu iş devam edince hemen devlet hastanesine gittik. Hiç doğru düzgün bakmadan hemen emedur ve bir antibiyotik verdi; ben ağız yoluyla alamıyor, kusuyor, o nedenle iğne yapalım dedim. İlaçları iğne olarak verdiler. Yaptırdık ve döndük eve. Sinan biraz rahatladı derken tekrar kusmaya çalıştı. Doktorumuzu aradık. Hemen kaka tahlili istedi; bu bir enfeksiyon değil de başka bişeyde olabilir dedi. Tekrar devlet hastanesinde aldık soluğu. Kaka tahlili istedim; gerek yok dediler; ''belli işte enfeksiyon'' Israr ile verdiler. ( Bulunduğumuz bölgede bir tane özel hastane var. Orada da tahlil bile yapılamıyor. Anladık ki artık çocukluyuz ve gittiğimiz yerlerdeki tüm olanakları araştırmak gerekli ) Neyse sinan tabi bu seferde kaka yapmadı; bişey yemedi ki garibim. 5-6 saat sonra yaptı ama nasılsa gidiyoruz diye. neyse Cuma gelir gelmez doktorumuza gittik. Kaka tahlili, idrar tahlili, kan tahlili derken; enfeksiyon ile ilgili bir mikrobik bir durum olmadığı, sıcaktan ya da besin zehirlenmesinden kaynaklandığı çıktı ortaya.
Neyse makrom ve bir ilaç daha verdi. Kullandık ama yine geçmeyince pazartesi tekrar doktora gittik. Doktor devam ettiğini duyunca gelin o zaman serum bağlayalım dedi. Gittiğimizde hareketlerinde ki canlılıktan dolayı serum bağlatmadı; süte alerjik bir durum olabilir diyip; ishali kesen bir mama verdi.

Ve şimdi artık git gide iyileşiyoruz; ishalimiz daha koyu olmaya başladı; iştahımız eski yerine geldi ve dişimiz sonunda fırtladı.

Tatil iyi başladı; iştahımız yerindeydi, keyfi yerindeydi. Son gün hareket yok, keyif yok, iştah yoktu.

Sonuçta; bebekle tatil zormuş be kardeşim...

* Aksilik gibi giderken fotoğraf makinesini evde unuttum, ablamların makinesi bozuldu. Eldeki cep telefonlarına kaldı tatil fotoğrafları. Onun da kablosunu bulamıyorum :( İlerde eksik kalan tatil fotoğraflarımızı koyarım sitemize.

3 Ağustos 2010 Salı

ÜŞENGEÇLİK DEĞİL; VAKİTSİZLİK :(

Son zamanlarda yine aksatmaya başladım bloğumuzu. Gün içindeki koşturmalar ( Şimdi işyerinde bina içi taşınmalar, tadilatlar, dışarıdaki inşaatlar ) derken akşam çıkış saati hemen geliyor. Akşam eve gidince Sinan ile geçireceğim dakikaları da yazı yazarak harcamak istemediğimden yine 1 ayı doldurmuş olduk.


Sinan ile yeni yeni gezmelere başladık. Dışarıya mutlaka her hafta çıkıp; bir yerlere gitmeye başladık. Piknik, ev gezintileri derken zamanımız geçiyor.


Sinan emeklemede artık hız tanımıyor. Neredeyse emeklemesine yardımcı olarak aldığımız uzaktan kumandalı arabanın hızına yaklaştı. O nedenle artık araba raf'a kaldırıldı; çünkü şiddet görmeye başlamıştı :)


Yemek problemimiz çoğu zaman devam ediyor. Hep istediğim tombiş çocuk olmayacam diye sinan çok ısrarcı. Olsun; sağlıklı olsun yeter bana artık. Kabullendim :)


Yeni tatları eskisi gibi itmiyor. Hatta ilginç tatlara ilgisi var. Sanırım bizim oğlan tam Adanalı olacak. Dün kısır tattırdım; merak ettim tepkisini. Neredeyse tabağı süpürecekti. İlgisini dağıtarak çekebildim önünden.


En önemlisi 27.temmuz'da bakıcımız işe başladı. Tahmin ettiğim gibi yabancılık pek çekmedi. Türkan hn ile çabuk kaynaştık. Eve kamera koydurdum. Türkan hanım hiç sorun yapmadı; sevindim. Sonra kendi yemek düzenini kendin oluştur dedim; çünkü biz pek başarılı olamadık bu konuda. Yavaş yavaş ısınmaya başladık anlayacağınız. Sonra ev işlerine de yardımcı oluyor. Yani üstümüzdeki yük annemin gitmesiyle fazlalaşır korkum biraz azaltı. Sonra artık Sinan ile akşamları yanlız olmaya başlayacağız. Anneanne gidiyor...Yine gelecek; hem daha yüksek yapmaya başlayacağım. Full yardımcı hep yanımızda.





İlk pikniğimizi yaptık Sinan ile...Hamak keyfi çok güzeldi. Ben salladıkça o güldü. Benim amacım onu uyutabilmekti; ama bizim zıpır uyumak yerine çok eğlendi.









Babam ile keyfim çok yerinde. Her gün oyunlar oynuyoruz. Gerçi şu sıralar işleri çok yoğun ama sonra telafi ederiz diyorum. Üzülme babacığım; daha çok günlerimiz var; beni daha çok sırtında taşıyacağından dolayı bende üzülmüyorum :)







En önemlisi dayımlar büyük bir kaza atlatmış; annemler çok üzüldüler. Buradan dayıma geçmiş olsun diyorum. Allah hepimizi korusun dayıcığım...

Ve son bombaaaa...Teyzeciğim geliyor... Teyzem, Didar ablam, Şükrü abim hepsi geliyor uzaklardan ve ufacık bir tatil yapacakmışız hepimiz. Hatta annem şimdi babamı bana deniz simiti almak için iş yerinde bekliyormuş. Malum henüz daha su ile pek bir ilişkim yok. ( Banyo da 3 lt su dışında hiç daha çok su görmedim de :) Hazırlıklar başladı. 13 ağustosta önce Adana, sonra tatil. benim ile kocaman denizin hikayesini sonra annem yine yazar bize.

Şimdilik yine bu kadar demeden önce...

Sinan yine 8. ay kontrolünü de kilo alımı sadece 300 gr olarak atlattı.
Kilo : 7900
Boy : 72 cm olarak tamamladık 8. ayımızı. 9. ayı tatile çıkmadan önce yazacağım.
Ayrıca üst dişimizde dün-02.ağustos itibari ile fırtlattık. Allaha şükür ki acısız, ağlama olmadan atlatıyoruz. Tabi iştahsızlık çokkk...
Ama en azından 25. persentil de olduğu için doktor bu sefer çok telaşlanmadı. Yine de metabolizma uzmanına gitmemizi önerdi. Randevu almaya çalışıyor Sİnan'ın annesi.