SINAN BÜYÜYOR

Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

18 Ekim 2010 Pazartesi

YİNE YAZAMADIM :)

Bloga birşeyler eklemeyeli ve yazmayalı tam bir ayı yine devirdim. Ama bu sefer bahanelerim çoktu. Kısa zamanda çok şey başarmaya çalışması hırsı bürüdü yine beni. Sinan okullu olmadan benim okul ile ilgili düşündüğüm atılımları yapmaya karar verdim ve gittim Bahçeşehir Üniversitesine yazıldım. Şu an bende bir okulluyum. Ha mimarlık yüksek yapıyor düşüncelerine karşın ben mba yapmaya karar verdim. Ve her gün ödevlerle uğraşıyorum. İnsanın belli bir zamandan sonra öğrenmesi güçleşiyormuş ya ben de onu şimdi şimdi kavramaya başladım. Bu vakitten sonra Pazarlama, İşletme öğrenmeye çalışıyorum. Bu nedenle hergün en erken 2 veya 3 gibi yatıyrum. Çok çalışmak lazım, çokk...

Tabi bir de bunun yanında annelik var, ev kadınlığı var, eşlik var ve işim var.

Neyse; Sinan'dan haberler vermek lazım. 3 gün önce doktora gittik, rutin doktor kontrolü. Her zaman ki gibi zayıf ama aktif ve sosyalleşmiş buldu bu sefer doktorumuz. Bakışları değişmiş dedi. Evet dedik; artık ilgi alanları çok farklılaştı. Oyuncaklar yetmiyor. Bizim kullandığımız günlük nesneler daha çok ilgisini çekiyor. Örn. cep telefonu, bilgisayar, Çanta :), ayakkabı, ütü.

Tam bir bilgisayar meraklısı oldu. Mouse elinde sanki yazı yaıyor gibi bir eli mouse'ta bir klavye'de.

Tam eğlenceli dönemleri. Bizim içinde, Sinan içinde. Artık konuşulanları anlıyor. Mesela akşam eve gelince Türkan ablamız bugün neler yaptıklarını anlatırken ( gerçi saatte bir zaten konuşuyoruz ama :) kendi ile ilgili konuştuğumuzu anlıyor ve konuşmaya sesleri ile katılmaya çalışıyor. Ihhh, sonra Ihhh :)

Babamızın da işlerinin yoğun olması sebebi ile pek gezemedik; yani istediğimiz gibi Sinan'ı gezdiremedik. En son bu hafta sonu tamam biraz gezelim dedik. Forum İstanbul'a Akvarum için gittik. Tam girecez, Sinan pusetinde günün yorgunluğu ile uyuyakaldı ve bizde yine yemek yiyip eve döndük. Ama bir aksi durum olmazsa niyetimiz bu haftasonu kesin.

Neden akvaryum peki?
Sinan doğmadan önce benim gibi balık yemeyi değil, izlemeyi seven biri gitti ve 150 cm lik bir akvaryum yaptırdı. Sİnan'a hamileyken bol bol önüne geçip izledim; sinan'da balıklara meraklı olsun istedim. Aslında hayvan sevgisini ev ortamında aşılayabilmek en azından. Sonunda başardım. Sinan balikk nerde oğluş dediğimde; dönüp gülerek balığa bakması yetiyor bana. Onu oturup izlemeyi seviyor. Akvaryumu izleyebilmek için kanepeye tırmamnayı öğrendi mesela. Beraber balığı besliyoruz, sonra onu tutmaya çalışıyor :)

Sinan ne yer peki?
Sinan Tarhananın her çeşidini yer. ( Balıklı, kıymalı, semiz otlu, ıspanaklı ) Yoğurt severdi ama sanırım artık pek sevmiyor. Bazen sade yiyebilirken, bazen yiyemiyor ve çorba ile karıştırıp veriyoruz. Meyve sevmiyor. Kahvaltıyı sever, akşam mamalarını sever. En çokta annesi gibi patates kızartması sever. Kıtır, Kıtır iki ön dişi ve iki alt dişi parçalamaya başlar. Pek ısırmalık şeyleri bende, bakıcımızda vermiyor; korkuyoruz, boğazında kalır endişemiz çok.

Bu arada artık bebek sıfatından çıkıp çocuk olmaya doğru adım atıyoruz ya endişelendiğimiz bir konuyu daha çözdük. Uzun zamandır beşiğin boyu Sinan'ın artık boyunu kurtarmadığından beşik bakıyordum. Hem amacına uygun, hem ucuz. En son aşağıda gördüğünüz gibi yaptırmaya karar verdik. Beşiğin üstüne bir taç daha yapmak, yani korkuluk. Eh güzel oldu ama bu seferde Türkan ablamızın boyu kurtarmayınca bir de basamak yaptırdık. Bence uygun oldu :)

Bu da Sinan bey'in kendine oyun üretmesi videosu

Ev telefonu bu kadar düşmeye rağmen halen çalışıyor :)

( Bu arada unutup hep ters çekiyorum şu kamerayı, başlar biraz eğilecek ama idare edin :)

Hiç yorum yok: