SINAN BÜYÜYOR

Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

12 Kasım 2010 Cuma

BUGÜN ( başlıkta önceki yazıdan kaldığı için değiştirmiyorum :)

Akşamdan beri ağzımda bir şarkı. Teoman ve Bugün benim doğumgünüm. Sanki benim doğumünümmüş gibi mutluyum. Kendimi çok şanslı hissediyorum. O kadar içselleştirmişim ve o kadar tek benlik kurmuşum ki Sinan ile bugün sanki benim doğum günüm. Ama yaş 30'a gelirken ki doğum günü değil; daha henüz 1 oldum.
Dün akşam oturdum ve Sinan ile günlüğün başını okudum. Demişim ki ''paylaşmak için yazıyorum''. Ve ümit etmişim ki '' Sinan belki günlüğü kendi devam ettirecek''
diye o gün sinan için bir yazı yazmak istemiş ama tamamlayamamışım. Şimdi artık resimlerimizde geldiğine göre tamamlamak için kayıtları açtığımda gördüm yazıyı ve tamamlanmamışta olsa yayınlamak istedim. Hoşuma gitti duygularım. Bugün sanki benim doğum günüm :)
Doğum günümüz pek bir heyecanlı geçti Sinan'ın ebeveynleri için. Baba işi olmasına rağmen tamamlamadan eve geldi. Bir taraftan Türkan ablamız ( bakıcı ablamız, anne yarısı diyorum ben ona :) pasta, börek pişirmekle uğraşırken, bir taraftan anne-baba olarak bizler Sinan ile ilgilenme ve temizlik ile ilgilenmekle uğraş halindeydik. Tabi bir de süslemeler var. Babamız balonlarımızı asıyor., bir taraftan anne süsleri çıkarıyor, baba balonlardan sonra onları yerleştiriyor. 5 saat boyunca küçücük evimizde heralde 50 tur atmışızdır.
Aslında dışarıda bir kafede yapmak istemiştim ama sonra vazgeçtik. o türlü daha çok kişi çağıracaktık ve organizasyonu bizim gibi öğrenci ama çalışan, iş sahibi insanlar için zor dedik ve vazgeçtik, eh birde pelit'e sordum çok pahalı geldi fiyatı. Kişi başı yemekli düğün fiyatına :)
Pastamızı uğur böceği olarak seçtik. Sinan doğduktan sonra hayatımızda çok şey değişti ve bizim uğur böceğimiza Sinan olduğu için Sinan'ın pastası uğur böceği oldu. 6 çeşit börek, salata, 3 çeşit doğum günü pastası, içecek çeşitleri ile yeterli ve zevkli bir sofraydı bizim masamız. Misafirlerimiz ise yakın gördüğümüz ve sevdiğimiz kişiler olunca rahat, stressiz kalıcı bir doğumgünü oldu. Gerçi iki afacan ve bir de Sinan olunca büyükler olarak baya zorlandık, zaptedemedik ama olsun :) Resimlerde de göreceğiniz bir suç aletini ( playskool'un yaramaz toplar oyuncağı ) afacanlar paylaşamayınca gürültü koptu tabi. Sinan 'da onlara ökatılıp hak sahibi olduğunu anlatmak için girince gürültü off off. Ama Sinan 'dan sonra anladım ki insan yavrucaksız bişey değilmiş. Varlığı, yaşama sevincimiz bu afacanlarmış.


Bu resimlerdekiler bizim evimizin yeni elemanları :)
1 mt boyunda bir kamyon ( Sinan çok seviyor. Öyle büyük ki sinan arka bagajına rahatlıkla sığabiliyor.),
Salıncağımız ( Sinan bey artık salıncakta salına salına uyuyor. Bizim içinde çok rahat oldu.)
Ve aşağıda göreceğiniz gibi bir de çadır ( Sinan'ın evi )
Bizim bu kadar büyük objeleri de salonumuza nasıl sığdırdığımız bir mimari buluşturç :)
Doğum günümüzü önce kendi aramızda Cuma akşamı (yani tam doğum günümüzde) kutladık. Bir baktık babamız, elinde bir pasta ile gelmiş, mumlarla birlikte maytap'ı görünce Sinan çok heyecanlandı. Düşündük ki heralde doğum gününde çok rahat ederiz; ama iş öyle olmadı. Sinan mumlar üflenince ve herkes alkışlayınca bastı ağlamayı. Zor zaptettik. Tabi bir de mumlar üflenirken babamızın elindeki çakmak sıcak olduğundan ve o sıcaklık yanlışlıkla Sinan'ın eline değince daha da korkunç bir hale geldi. Neyse ki sonradan oda değişiklikleri ile susturabildik. Sanırım pek kalabalıktan hoşlanmadı Sinan'ım.



Bu arada uzaklardan, Adanadan eğitim için Gülten teyzemiz geldi. Ooo bir oyunlar Sinan ile anlatılamaz. Bazı insanlar hakikaten çocuğun dilinden çok iyi anlıyor.
Sinan'ın 6 ay dolana kadar doğru düzgün oyuncağı yoktu ve ben çok üzülüyordum. Annemler dedi ki bak zaten oynayamaz, sen biraz büyüdükçe hangi nesnelere ilgisi varsa ona göre oyuncak alırsın,derdi. Bende üzüle üzüle kendimi zapteder ve almazdım. Şimdi o kadar çok oyuncağı var ki Sinan'ın çocuklar geldiği zaman hiç sıkılmıyor, hatta oyuncak için kavga ediyorlar.
Bakıcı ablamız, anne yarımız türkan ablamız. Sinan nasıl cilveleniyor kucağında di mi :)
Ve Sinan ile amcası. Amcamız Sinan'ı eğlendirirlen çekilen fotoğraflar.


Yukarıdaki resimdeki köşe hazırlığı tarafımca yapılmış olup tamamen insan yaratıcılığı bişeydir. Kesme, biçme ve yazma :) Babamız çok beğenmedi ama ben beğendim :)
Bir yazımız daha burada sonlanıyor. Bazen bazı şeyleri not almak ve yazmak, duygularımı ifade etmek istiyorum; o anda yazabilecek bir ortamım olmadığından atlıyorum ve sonra da unutuyorum. O nedenle malum durumlardan dolayı sık sık yazamıyorum ama hep aklımdasın blogum :)
Sevgiler.
*Eskiden bir günlüğüm vardı ve günlüğümün sonu ve başı hep belliydi.
İnsanlar doğar, büyür, yaşar ve ölür. Parağraf başı
Sevgiler. Parağraf sonu

2 yorum:

Gül dedi ki...

İyi ki doğdun Sinan, ne kadar güzel mutluluklar ve heyecanlar getirmissin hanene, okudukca annenin dilinden gorebiliyor ve hissedebiliyorum... Cocuk sahibi olan her annenin ve babanın aynı seyleri birbirine cok yakın cumlelerle kurması demek ki hic de tesaduf degil, her cocuk ailesi icin yeni bir soluk ve heyecan, mutlu yıllar sinan.. saglıkı bir omrun olması dileklerimizle,
duru ve annesi..

SNS SEFİK dedi ki...

Çok teşekkürler canım. Dediğin gibi aynı duygular, aynı dil.