SINAN BÜYÜYOR

Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

31 Ocak 2011 Pazartesi

ETKİNLİKLER




Çok yazmak var içimde ama hep biriktirmek adetimdir. Şu sıralar biraz daha aktif durumdayız.
Öncelikle ilk ders dönemimi başarı ile atlatmış bulunmaktayım. Başkasının kalması benim mutlu etmiyor tabi ama bir çok insanın kaldığı derslerden geçmekte başarı hissi verdiği için kendimle gurur duyuyorum. B ile bütün derslerimi geçmiş bulunmaktayım.
Sinan cephesi ile daha karmaşık. Çünkü artık büyüyor, sabahları uyanmadan işe gitmeyin diyor doktorlar ama arkamdan da ağlar şekilde bırakmak zor olduğu için çıt çıt seslerle sabahları hazırlanır olduk. Şu sıralar en zor şey bu oldu benim için. Biraz vicdan azabı da duymuyorum değil ama malum çalışmak lazım.
İlk önce anneanne ve dedemiz Sinoş'a olan özlemlerine daha fazla dayanamayarak geldiler. Bende baya bir yükümü anneanneye vererek şu sıralar inzivaya çekilmiş durumdayım. Bu anları değerlendirip biraz içmek, biraz gezmek, biraz seyretmek ve biraz kendim olmaya çalışıyorum. Sinan yanımda değilken vicdan azabı çekmeden bir gülmek iyi gelecek diye düşünüyorum. Anneannemizin ve dedemizin gelmesi Sinan'a da iyi geldi, hisediyorum. Sinanın evde birilerinin olması daha çok hoşuna gidiyor; bir hareket yaptığında alkış sesinin tini çoğaldıkça daha da çoşkulanıyor ve yeni şeyleri yapma isteği daha çok artıyor. İtiraf etmeliyim ki geleli 2 hafta oldu ama Sinan çok değişti.
Ocak ayının son haftasında Mickey'in müzik festivaline gittik. Daha çok 2 yaş ve sonrası çocuklar için uygun olan gösteriye yarım saat hiçbir yere bakmayarak, ilgisi dağılmadan izleyen Sinan damgasını vurdu. Şirket etkinliklerinden biri olan bu programda tabi şirketimizden bir çok kişinin ailesi ile de tanışma fırsatı buldum; mutlu oldum.
Şİmdi yürüme, algılama, konuşma videolarını yükleme sırası geldi. Çok yakında, yine burada...

27 Ocak 2011 Perşembe

iLAÇLAR VE SAHTELERİ

Hepimiz mutlaka kullandık. Nasıl kullanmayalım; kuzular gaz sancısından kıvranırken acısı bize balta gibi gelirken, acısını dindirmek için gerek çevreden gerekse doktorumuzun önerisi ile başladık SAB SİMPLEX ilacına.
Ben kullanırken internetten ilaç resmine kadar bakmıştım ve bunun zaten sahtesinin olduğunu bilerek bilinçli almıştım. Ama doktorumuz ilaç yazdıktan sonra genelde en yakın eczaneye koşar ve alırız ya ilacımızı; bir bilinçli anne ve baba doktorlarının tavsiyesini üzerine ilacı alıyor. Sonra bitiyor ve 2. ilacını alıyor; en yakın eczaneden ve aldığım Sab Simplex 'in gerek kokusu gerekse kıvamı olarak diğeri ile aynı olmadığını farkediyor.
Bunun üzerine ilacı aldığı eczacı ile görüşüyor; gerisini bu link'ten mutlaka okuyun.
Çok üzücü bir olay; tabi bizde aslında doğru bir şey yapmıyoruz. Yasak giren ilacı neden alıyoruz ki.
Demem o ki, çocuğunuza aldığınız ilaçların mutlaka bir araştırmasını yapın, tadına bakın, prospektüsünü okuyun. Maalesef öyle kötü insanlar var ki, çocuklarımızı onlardan ve ürettiklerinden korumalıyız.

11 Ocak 2011 Salı

HASTAYDIK, İYİLEŞTİK, ŞİMDİ BURDAYIZ

Uzun aradan sonra bir gayret başladım yine. Malum çok sık yazamayan blogger'lardanım bende. Ama sebeplerimiz çok.
Önce yılbaşı öncesinde başlayan bir öksürük ile hayatımızın ciddi anlamdaki ilk hastalığı ile karşılaştık. Malum bizim gibi oğluşun pek hastalığına rastlamayan anne-baba olarak hemen hastaneye koştuk. Doktorumuz verdiği bitkisel ilaçlar pek işe yaramayınca bu sefer antibiytik tedavisi ve buhar verme ile şükür ki atlattık hastalığı.
Yürümemiz baya toparladı. Tam olarak halen istemiyor koşa koşa yürümeyi ama bütün işlerini yürümeden çözdüğü için problem yok oğluş için :)
Sonra yeni kelimeler eklendi dağarcığımıza; Anneee delll ( Anne Gel oluyor. ), Dezze ( Teyze oluyor )
* Şimdilik sadece bu kadar yazabiliyorum ve fotoğraf yüklüyorum. Malum ev, iş, okul. Çok yorucu oldu bu dönem benim için. Bakalım şimdi de final zamanı.









Sizce hangisi Ters :)